Hollywood ünlülerinin güzellik tüyoları - Nilüfer PAZVANTOĞLU
Zayıflama ve selülit tedavisinde SON TRENDLER
Vücutları forma sokmak için son dönemde geliştirilen teknikler, hayli ilgi çekiyor. Mezoterapi, radyo-frekans, ozon uygulaması ve refleksoterapi gibi trend yöntemler hakkında detaylı bilgileri, Diyet Uzmanı ve Mezoterapist Uzman Dr. İsmail Ağar’dan aldık.
OZON TEDAVİSİ
Ozon kullanımı, selülit tedavisindeki son yeniliklerden... Gerek cilt altındaki yağ dokusuna, gerekse cilde doğrudan ve yoğun olarak oksijen sunan ozon buhar saunaları, kısa sürede selülit problemini gideriyor. Ayrıca ozon terapi, diğer iki yöntemle kombine edilerek tedavi süresini kısaltıyor.
YENİ ASIR : DÜNYADA İLGİ GÖREN YÖNTEM OZON TERAPİ - 11 ARALIK 2004 CUMARTESİ
Ozon terapi ile bağışıklık güç kazanıyor
Özel Kocaman Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çiloğlu, "Yöntemi uyguladığımız 40 kişide başarılı sonuçlar aldık. Hasta sayımız sürekli artıyor" dedi. Özel Kocaman Hastanesi Başhekimi ve Genel Cerrahi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Asım Çiloğlu, bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç veren "Ozon terapi" yönteminin İzmir'deki ilk uygulayıcısı olduklarını söyledi.
Tıpta başdöndürücü hızla gelişen teknoloji, yeni tedavi yöntemlerinin uygulama başarısını yükseltiyor. Dünyada yaklaşık elli yıldır kullanılan ozon terapi, Türkiye'de de hızla yaygınlaşıyor.
40 hastaya ulaştık
Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç veren yöntemin İzmir'deki ilk uygulayıcısı Özel Kocaman Hastanesi'nin Başhekimi ve Genel Cerrahi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Asım Çiloğlu, "Ülkemizde ilk kez 1999 yılında uygulanmaya başlanan ozon terapi, alınan başarılı sonuçlar üzerine tüm yurda hızla yayıldı. İzmir ve çevresinde yaklaşık 40 hastaya ulaştık. Olumlu sonuçların görülmesiyle hasta sayımız da arttı" diye konuştu.
Ozon gazının normal oda ortamında 30 dakikada parçalanırken; vücutta kanla karıştığı zaman 2-3 saniye içinde, iki atomlu ve tek atomlu oksijen olarak bölündüğüne dikkat çeken Çiloğlu şu bilgileri verdi:
Gençleştiriyor
"İki atomlu oksijeni alyuvarlar hemen emiyor. Madeni para gibi birbirine yapışık hareket eden alyuvarlar, ozon gazıyla yüklenince hemen ayırılıyor ve şekil değiştiriyor. Dolayısıyla yüzey genişlediğinden yüksek derecede oksijen alan alyuvarlar, vücudun ihtiyacı olan bölgeye hızla gidiyor. Örneğin karaciğerde iltihap varsa, ozon gazıyla oksijen oranı artan alyuvarlar, hastalıklı dokuya ulaşıp tedaviyi hızlandırıyor."
Ozon terapi yönteminin sağlıklı insanların performanslarını artırma ve vücudu gençleştirmede de etkin rol oynadığını sözlerine ekleyen Op. Dr. Çiloğlu, "Ozon terapiyi, her hekim kendi branşında kolaylıkla uygulayabiliyor" dedi.
Şifa sağladığı hastalıklar
Sağlıklı ve uzun bir yaşam için önerilen ozon terapi yöntemi Avrupa başta olmak üzere toplam 8 bin merkezde uygulanıyor. Yöntem şu hastalıklarda olumlu sonuç veriyor:
Dolaşım bozuklukları,
Alerji ve romatizmal hastalıklar,
Kanser,
Kronik yorgunluk,
Karaciğer ve cilt hastalıkları,
Kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları...
OZON'LU TEDAVİ GENÇLEŞTİRİYOR - İzmir A.A. 8 Ocak 2005
“Ozon terapi” yöntemi ile hasta bölgeye oksijen vererek dolaşımın düzelmesi sağlanıyor. Yöntem, dolaşım bozuklukları, alerji ve romatizmal hastalıklar, kanser, kronik yorgunluk sendromu, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, şekere bağlı ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozuklarında kullanılıyor. Yan etkisi olmayan ozon tedavisi herkese uygulanabiliyor. Genel Cerrahi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Asım Çiloğlu, bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç veren “ozon terapi” yönteminin, bakteri öldürücü ve virüs çoğalmasını önleyici özelliği olduğunu belirtti.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde 50-60 yıldır “ozon terapi” yönteminin başarıyla uygulandığını, bu tedavinin hem organ, hem de hayat kurtarıcı etkisi olduğunu savunan Dr. Çiloğlu, bu yöntemle tedavi süresinin kişiye göre değiştiğini söyledi.
SABAH GAZETESİ : MUCİZE YARATAN OZON TEDAVİSİ 14/08/2004
Son günlerde üst üste gelen yoğun iş programınız nedeniyle kendinizi yorgun ve güçsüz mü hissediyorsunuz? Yoksa önünüzde sizin için hayati önem taşıyan, mutlaka kazanmanız gereken bir sınav mı var? Çok önemli bir spor müsabakasına mı katılacaksınız? Yaşlandığınız için her gün yeni bir ağrıyla mı tanışıyorsunuz? Vücut direncinizi arttırmak için avuç avuç vitamin ve enerji hapları almaya gerek yok. Bir kaç "ozon terapisi" seansına girerek kendinizi son derece dinç ve dinamik hissedebilirsiniz. Günümüzde kanserden hepatite, kolitten zonaya kadar pek çok hastalığın tedavisinde yardımcı yöntem olarak kullanılan ozon terapisi, aynı zamanda sağlıklı insanların performanslarını artırmaya ve vücudu gençleştirmeye de yarıyor. Dünyada yaklaşık 50 yıldır uygulanan bu terapi Türkiye'de ise çok yeni. İlk olarak 1999 yılında Kızılay Altıntepe Tıp Merkezi'nde uygulamaya başlayan Op. Dr. Muammer Velidedeoğlu, ozon terapisini şöyle açıklıyor: "Dolaşım bozukluklarında, kronik hastalıklarda, kolitlerde kullanıyoruz bu tedaviyi. Ayrıca vücudun yaşlanmasını önleyici etkisi de var. Ancak bu yöntem vücudu gençleştirmez, sadece vücudun fonksiyonlarını düzene sokar. Vücutta 70-100 milyar hücre bulunur. Aşağı yukarı günlük veya haftalık 10 milyar hücre tahrip olur. Vücut bunun yerine yenisini koyar. Ozon bunu takviye ediyor. Bağışıklık sistemindeki hücreleri aktive ederek hücrelerin 21 gün değil de 12 günde bir değişmesini sağlıyor. O yüzden bir gençlik ortaya çıkıyor. Aslında buna gençlik değil de dinçlik, dinamizm demek daha doğru."
Bu dinamizm öyle bir şey ki, Op. Dr. Velidedeoğlu ozon terapisine girenlerin büyük bir çoğunluğunun, "Yeniden doğmuş gibiyim. Ağacı kökünden sökebilirim" ifadesini kullandığını söylüyor: "İlk uyguladığımız dönemlerde bir üst düzey yönetici gelmişti ve manager hastalığı denilen bir hastalığı vardı. Yüksek pozisyondakilerin günlük stresleri neticesi oluşan bir sürmenaj durumu bu. Bu hastaya ozon tedavisi uyguladık çok memnun kaldı. Sonra yavaş yavaş yayıldı. Sonra biri telefon etti, 'Sporcularda doping olarak yapılır mı?' diye. Almanya'da Bayern Münih takımı futbolcularına büyük maçlardan önce 2 veya 3 uygulama yapar. Ama bu doping değildir. Vücudun oksijen ihtiyacını karşılayıp performansını yükseltir. Aynı şekilde büyük bir sınava gireceksiniz, seyahate çıkacaksınız veya çok yoğun bir programınız vardır iki üç tedaviden sonra kendinizi çok dinç hissedersiniz. Ben 30 yıldır kendime uyguluyorum. İşadamları, bankacılar, doktorlar var bize gelen. Futbolcuları almadık buraya. Çünkü onlar için ayrı bir birim oluşturmak lazım. Ama onlara uygulayan arkadaşlar var sanıyorum."