Besin hazırlama işinde kişisel temizliğe önem verilmezse, bakterilerin besinlere bulaşması ve orada çoğalmaları, toksin çıkarmaları kolaylaşmış olur. Örneğin, eller besinlere dokunduğu gibi; saç, ağız, burun, kapının tokmağı ve para gibi yerlere de dokunur. Buna göre, kirlenmenin en yaygın kaynağı ellerdir. İşte bu nedenle besin hazırlama işinde ellerin sık sık yıkanması çok önemli bir prensip olarak karşımıza çıkıyor. Çiğ besinlerden hayvansal kaynaklı olanlar kadar, bitkisel kaynaklılar da; örneğin taze sebze ve meyveler hastalıklı insan ya da portör dediğimiz hastalık taşıyıcı aracılığı patojen mikropları sağlıklı kişilere ve çevreye yayabilirler. Pişme işleminden geçen her besin sürecinin şekli, süresi ve sıcaklık derecesi, o besindeki bazı mikroorganizmaları yaşatabildiği halde, bazılarını etkilemeyebilir. Pişirme sırasında yüzeydeki mikroorganizmaların genellikle hepsi ölür, fakat iç kısımdakilerin hepsi öldürülemez. Hatta bazen ısıya dirençsiz patojen mikropların bile pişirmeden sonra hastalıklara yol açtığı bilinmektedir.
Besinlerin hazırlanmaları sırasında uygulanması gereken bazı kurallar vardır ve bunların uygulanması sağlık ve temizlik açısından önemlidir.
Bu kurallar şöyle sıralanabilir;
- Sağlam, zedelenmemiş, bozuk olmayan besinler seçilmeli ve satın alınmalıdır.
- Sebze ve meyveler toz, toprak ve ilaç kalıntılarından temizlenmeleri için yıkanmalıdır.
- Besinlerin hazırlanma, saklanma ve servis edilmeleri sırasında hastalık etmeni mikroorganizmalar veya diğer zehirli maddelerle kirlenmesi önlenmelidir.
- Hastalık yapabilecek şüpheli besinler, özellikle küflenmiş olanlar yenilmemelidir.
- Hazırlama, saklama ve servis sırasında kullanılan araç ve gereçlerde mikroorganizmaların çoğalması önlenmelidir.
- Çiğ yenecek sebze ve meyveler, pişirilecek taze sebzeler ve kuru meyveler, temizlenmiş ve pişmeye hazır tavuk, balık, parça etler ve yumurta iyice yıkanmalıdır.
- Sebze ve meyveler toz ve topraklarından temizlenmek için bir süre su dolu bir kapta bekletildikten sonra, bol su ile birkaç kez yıkanmalıdır.
- Herhangi bir haşere ve mikroorganizma bulaşmasından kuşkulanılırsa, taze sebzeler 20 dakika klorlu veya sirkeli suda bekletilmelidir. Daha kısa ve etken ozonlu sudur. 5 dakika yeterlidir.
- Besinlerin bakteriler tarafından çıkardıkları toksinlerden başka zehirli maddelere karışması veya kirlenmesi önlenmelidir. Özellikle temizlik maddeleri, DDT gibi haşere öldürücü ilaçlardan kaçınılmalıdır. Bu gibi maddeler besinlerden uzak yerlerde; örneğin depo olarak kullanılan oda veya kilerlerde, etiketlenmiş olarak saklanmalıdır.
- Haşlanarak, az suda kaynatılarak, buharda, fırında veya yağda kızartılarak pişirilmiş etler, tavuk ve balık güvenilir niteliktedirler. Katı pişmiş yumurta, sufleler ve fırında yumurtalı tatlılar da güvenli besinlerdir. İyi pişmiş köfteler, kıymalı börekler, kaynama derecesinde pişmiş yemekler de güvenlidir.
- Kemiklerinden ayrılmış, doğranmış, dilimlenmiş ve orta veya az pişmiş etler, tavuk, rafadan yumurta, fırın yerine ocakta pişirilmiş omlet, yumurtalı çorba terbiyeleri, kremalı pastalar, az ısıtılmış yemekler yeniden pişme sıcaklığında ısıtılmadıklarından tehlikeli olabilirler. Bu nedenle;
- Besinlerin hazırlanması, saklanması, pişirilmesi, servis için sıcak tutulması, yeniden ısıtılması sırasında uygulanacak sıcaklık dereceleri bakterilerin çoğalmasını önleyecek yeterlikte olmalıdır.
- Besinlerden, et, tavuk, balık, süt, yumurta ve bunlarla hazırlanmış yemekler 16-49 derece arasındaki en tehlikeli bölge veya 5-16, 49-60 derece arasındaki tehlikeli bölgede, asla bırakılmamalıdır.
- Çok tehlikeli sıcaklık dereceleri arasında çabuk bozulabilen besinler 2 saatten, tehlikeli bölgede ise 4 saatten fazla bekletilmemelidir.
- Besinler oda sıcaklığında bütün gece bırakılmamalıdır.
- Besinleri sıcak tutma ve ısıtma derecesi 60-74 derece arasındadır. Soğuk tutma derecesi ise 5 derecenin altındadır.
- Dondurulmuş besinler özellikle etlerin buzu çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır. Çözüldükten sonra hemen tüketilmelidir.
- Çözülme işi oda sıcaklığında, radyatör üzerinde veya altında, hafif ateşte veya güneşli yerde yapılmamalıdır. Buzdolabının alt raflarında bekletilerek yapılmalıdır.
- Etler birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde paketlenmiş olarak dondurulmalıdır.
- Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır.
- Kıyma ve sakatatlar uzun süre saklanamadığı için hemen tüketilmelidir.
- Süt ve sütlü besinler, krema, deniz ürünleri, soğuk etli ordövrler, sosis, salam,yumurta ve yumurtalı besinler, kremalı pasta ve tatlılar, kıyma kullanılmış besinler, sandviçler devamlı olarak 5 derecenin altında tutulmalıdır.
HİJYENİN ÖNEMİ
MİKROORGANİZMALAR
Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük canlılara mikroorganizma denir. Mikroorganizmalar ancak mikroskopla görülebilirler. Mikroorganizmalar gıdaların bozulmalarında rol oynadıklarında gıda endüstrisi için büyük önem taşımaktadırlar. Gıdalardan insanlara bulaşan hastalıklarında sorumlusudurlar. Mikroorganizma çeşitlerinden bazıları: Bakteriler, Virüsler, Küf-mayalar
BAKTERİLER: Belirli bir çekirdekleri olmayan küçük, çoğunlukla tek hücreli canlılardır. Hastalık yapan ve yapmayan çeşitleri vardır. Gıda üretim ve satış yerlerinde bulunan bakteriler hastalık yapıcı olduklarından istenmezler. Bulaşma yolları gıdalar, insanlar, hava, su, çöpler, haşere ve kemirgenlerdir. Bakteriler çok küçük mikroorganizmalardır. Öyleki 1 000 000 adet bakteri bir araya geldiğinde bir toplu iğne başını oluşturabilmektedir. Bakteriler büyümek ve üremek için gıdaya, suya, sıcaklığa ve zamana ihtiyaç duyarlar.
GIDA : Bakteriler çeşitlerine göre değişik besinlere ihtiyaç duyarlar. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebzeler, yumurta ve yumurtalı ürünler özellikle mayonezli ürünler bakterilerin besin kaynaklarıdır.
SU : Bakterilerin %70 i sudan oluşur. Su hücrenin metabolik aktiviteleri açısından çok önemlidir. Bakterilerin metabolize olup büyümeleri için nemli yada ıslak koşullara ihtiyaç duyarlar.
HAVA : Bakteri ve virüsler ancak belirli sıcaklık ve nemde yaşar ve ürerler. Bu nedenle özellikle klimalar tarafından sirküle edilen şartlandırılmış nem ve sıcaklıktaki hava bakteri üremesi ve yaşaması için ideal ortam oluştururlar. Bunun haricinde sirküle olan havanın bu mikroorganizmaları hızla dağıtması, bulaşıcı hastalıklara yakalanmanın en büyük etkenidir. Çinde 2004 yılındaki SARS salgın hastalığının yayıldığı ortamlar büyük havalandırma ve klima olan havaalanları ve alışveriş merkezleridir. Ve ilk olarak salgın hastalık önlemleri bu bölgelerde alınmıştır.
SICAKLIK : Bakterilerin optimum üreme sıcaklıkları 10 - 63 °C dir. Bu sıcaklık aralığında bakteriler her 15-20 dakikada bir ikiye bölünerek çoğalırlar. Uygun ortam koşulları sağlandığında 1 adet bakteri 12 saat sonra 69 milyar seviyesine ulaşmaktadır.
VİRÜSLER : Mikroorganizmalar içinde en küçük boyuta sahip olan canlılardır. Bulaşıcı ve öldürücü hastalıklara neden olurlar. Örneğin AIDS virüsü öldürücü etkiye sahiptir.
KÜF-MAYALAR : Mikroorganizmalar içinde en büyük boyutlara sahiptirler. Bazıları gıda maddeleri üretiminde kullanıldığından, bazıları da gıdaların çürümesinde rol oynadığından gıda sektörü için önemlidirler.
MİKROORGANİZMALAR NASIL YOK EDİLİR ?
ISI : Mikroorganizmalar 65 °C nin üzerindeki sıcaklıklarda ölmeye başlarlar. Mikroorganizmaların tipine göre direnç gösterdikleri sıcaklıklarda farklılıklar gösterir. Bazı mikroorganizmalar düşük sıcaklıklarda ölebildikleri gibi bazıları çok yüksek sıcaklıklara bile dayanıklıdır.
Mikroorganizmaların öldürülmesinde uygulanan ısıl işlemler ;
PASTÖRİZASYON : Gıdaların 65 °C nin üzerinde sıcaklıkların uygulanması ile zararlı olan mikroorganizmaların öldürülmesi işlemidir.
STERİLİZASYON : Gıdaların ve ortamın yüksek sıcaklıklar (120-150°C) uygulanarak mikroorganizmalardan tamamen arındırılmasıdır.
Diğer işlemler;
KİMYASAL MADDELER : Kimyasal maddeler yani dezenfektanlar kullanılarak zararlı olan mikroorganizmaların yok edilmesidir.
OZONLAMA : Mevcut ortamlara ozon jeneratöründen üretilen ozonun verilmesidir. Su ile ve kuru hava ile verilebilir. En etkili ve kesin çözüm ozonlamadır.
Pratikte yüksek sıcaklık uygulaması yapılamayacağından sıcak ortamlarda mikroorganizmaları yok edebilmek için dezenfektanlar kullanılmalıdır.
GIDALARDAN KAYNAKLANAN MİKROBİYEL KÖKENLİ HASTALIKLAR
Gıdaların yenilmesinden belirli bir süre sonra bulantı, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi, bazen ateş veya görme ve işitme, hareket, sinir sistemi bozukluklarından bir kısmının belirmesiyle tanınan sağlık bozuklukları veya hastalıklara gıda zehirlenmeleri adı verilir.
Gıdaların üretim, işleme, depolama, hazırlama ve tüketimlerine kadar geçen süreçte izlenmesi gereken hijyenik koşulların sağlanmaması ve soğuk zincirin kırılması gıda kayıplarına, sağlık bozukluklarına veya gıda zehirlenmesi olarak adlandırılan hastalıklara neden olur.
Mikroorganizmaların neden olduğu gıda zehirlenmeleri, enfeksiyon ve entoksikasyon olmak üzere iki kısma ayrılır. Enfeksiyonlar gıda yoluyla vücuda giren mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklardır.
Gıda entoksikasyonları ise gıdalara bulaşan mikroorganizmaların ürettikleri toksinlerin belirli bir düzeye çıkmasından sonra tüketicide meydana getirdiği sağlık bozukluklarıdır.
Gıda zehirlenmelerinin olması için;
Gıdada zehirlenme yapacak mikroorganizmanın ortamda bulunması, Gıdanın mikroorganizmanın üremesine uygun olması ve uygun ısıda yeterli süre bekletilmiş olması, Gıdada mikroorganizmanın veya toksinin yeter düzeyde çoğalmış olması, Mikroorganizma veya toksin gelişmiş gıdanın yenilmiş olması gerekir.
Zehirlenme yapan mikroorganizmaların çoğunluğu 10 -47 ° C arasında gelişirler ve toksin oluştururlar. Bu sıcaklıklarda mikroorganizmalar her 15-20 dakika da bir ikiye bölünerek çoğalırlar. Bu sıcaklık aralığında 3-4 saat bekleyen pişmiş et , balık , yumurta , süt ve süt ürünlerine mikroorganizmalar bulaşırsa hastalık yapma riski oluşur ( S. aureus zehirlenmesi ) . Pişmiş yiyecekler hazırlandıktan hemen sonra tüketildiklerinde zehirlenme riski yoktur.
Mikroorganizmalar 65 ° C nin üzerinde yavaş yavaş ölmeye başlarlar. Kaynatma işlemi mikroorganizmaları öldürür. Mikroorganizmalar hemen her yerde bulunduklarından bazı durumlarda gıdalara bulaşmaları tam olarak engellenemez. Bu nedenle sıcak servis yapılacak pişmiş gıdalar 65 °C nin üzerinde muhafaza edilirse tehlike söz konusu olmaz. Artan yiyecekler saklanacak ise mümkün olduğu kadar çabuk soğutulmalı ve mikroorganizma gelişmesi önlenmelidir. Ayrıca pişirme işleminden sonra bulaşma olmaması sağlanmalıdır.
10 ° C ve altındaki sıcaklıklarda mikroorganizmaların ürümeleri yavaşlamakta ve belirli bir düzeye indiğinde de tamamen durmaktadır. Öldürücü olmayan dondurma sıcaklık derecelerine maruz kalarak hücreleri hasar gören mikroorganizmalar canlılıklarını muhafaza etmekle birlikte üreme yeteneklerini yitirmektedirler. Bu tür hücreler uygun koşullarda yeniden aktif konuma geçebilmektedirler. Bu sebeple soğuk servis yapılacak gıdalar her zaman 7 ° C’nin altında saklanmalı ve servis yapılmalıdır.
Et, kıyma, tavuk, şarküteri ürünleri, taze meyve sebzeler 1-4 °C de 24 saat, balık 0 - 3 ° C de (buz altında olabilir ) 20 saat , dondurulmuş ürünler minimum 18°C de 3 ay muhafaza edilebilirler .
HİJYEN YÖNETİMİ VE İŞLETME KARLILIĞINA ETKİSİ
Hijyen kelime anlamı olarak temizlikle gelen sağlıktır. Yiyecek ve içecek sektöründe hijyen yaşamsal öneme sahiptir. Bu sektörde başarı, tüketiciye güvenilir, temiz kaliteli ve sağlıklı yiyecek ve içecekler sunabilmeye dayanır. İşletmelerin en temel hedefi, sunacakları hizmet karşılığında ekonomik kazanç sağlamak ve pazar payını arttırmaktır.
Bu nedenle de ;
Müşteri istekleri doğrultusunda onların memnuniyeti,
Yüksek kalite ,
Kalite standardı,
Güvenilir, hijyenik ürünler sunmayı,
Güvenilir bir imaja sahip olmayı ,
Rekabet piyasasında iyi bir yer edinmeyi amaçlar.
Hijyenik kurallara uyulmadığında gıda zehirlenmeleri meydana gelebilir. İmaj ve müşteri kayıplarına yol açar. Personelde moral bozukluğu başlar.
KİŞİSEL HİJYEN
Yiyeceklerle temas halinde olanlar hastalığa yol açabilecek bakterileri iletebilirler. Hijyen kelimesi sağlığın muhafaza edilmesi, sağlıkla ilgili prensiplerin uygulanmasıdır. Kişisel hijyen insan vücudunun tamamıyla temiz olmasının önemli bir parçasıdır. Virüslerin bulaştırılması ya da yiyecek bozulmaları sayesinde insanlar, hastalığı yol açan mikroorganizmaların potansiyel kaynağıdırlar.
ÇALIŞANLARIN HİJYENİ
Sağlıksız olan personel, yiyeceklerle teçhizatlarla ya da yiyeceklerin hazırlamasında ve sunulmasında kullanılan kaplarla temastan kaçınmalıdırlar. Çalışanlar hastalandıklarında, vücutlarındaki bakteri sayısı ve potansiyel artar. Staphylococci denilen bakteri genelde çıban, akne, sivilce, göz ve kulak çevresinde bulunur. Sinüs enfeksiyonu, boğmaca, öksürük ve genel soğuk algınlığının diğer semptomları mikroorganizmaların sayılarının arttığının göstergesidir. İyileşme durumu olsa da hastalığa sebep olan bazı mikroorganizmalar tekrar bulaşabilir ve aynı rahatsızlığa sebep olabilir. Mesela Salmonella insanlar iyileştikten aylar sonra bile kalabilir. Hepatitis e yol açan virüs, hastalık görülmese bile beş yıldan fazla süre bağırsak bölgelerinde bulunabilir. İnsan hijyeninin önemini açıklamak için bakteriyel bulaşmaların potansiyel kaynağı olan insan vücudunun çeşitli bölgelerini ayrıntılı olarak incelemek gerekmektedir.
DERİ
Derinin insan vücudunda dört fonksiyonu mevcuttur. Bunlar koruma, hassasiyet, vücut ısısını ayarlama ve toksinleri atmadır. İşleyen bir organ olarak derinin fonksiyonları terleme, yağ ve ölü hücrelerin atılmasıdır. Bu materyaller toz, kir gibi çevresel faktörlerle birleştiklerinde bakterilerin oluşması için ideal bir ortam yaratılmış olur. Böylece deri bakteriyel bulaşmanın potansiyel kaynağı haline gelir. Bakterilerin oluşumu devam ettikçe, deri tahriş olmaya başlar. Yiyeceklerle temas halinde olanlar yüzeye sürtünebilir ve elleri yiyeceklere değebilir. Böylece bakterileri yiyeceğe yaymış olurlar. Elleri elverişsiz bir biçimde yıkama ve yetersiz banyo yapmak ölü hücrelerle dağılan mikroorganizmaların sayısını arttırır. Mikropların bulaşması ürünün ömrünü kısaltır veya yiyeceklerden oluşan hastalıkları meydana getirir.
Yiyeceklerle temas halinde olan kimse eğer Staphylococcus veya S.epidermis taşıyıcısı ise yiyeceklerden oluşan bir hastalık meydana gelebilir. Bu iki bakteri türü de deri üzerinde bulunur. Bunlar çıban ve yara enfeksiyonlarına sebep olabilir ve cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulabilir.
Derinin fiziksel bir bariyer görevi görmesi ve bazı mikroorganizmaları uzaklaştıracak kimyasal maddeler salgılaması sebebi ile bazı bakteriler deri üzerinde barınamazlar. Derinin kendi kendini dezenfekte etme özelliği deri temiz olduğunda daha etkin bir biçimde kendini gösterir. Yarık, çatlak yada çukur içeren deri tabakası, mikroorganizmalar için elverişli bir çevre sağlar. Eller çevreyle çok fazla haşır neşir olduğunda bulaşıcı bakterilere maruz kalması beklenir.
Kolayca ortadan kaldırılamayan derinin kalıcı bakterileri yağlı salgılar tarafından korunan derinin gözeneklerinde saklanan mikroorganizmalardır.
Derinin zayıf bakımı ve deri hastalıkları, kötü görüntüsünden başka çıban gibi bakteriyel enfeksiyonlara sebep olabilir. Deri tabakası zarar gördükten sonra mikroorganizmalar deri içerisine girerek enfeksiyona sebep olurlar ve bunun sonucunda çıban gibi yaralar oluşur. Mikroorganizmalar kabarma ve ağrılara sebep olur ve çevredeki hücreleri öldüren toksinler üretirler. Vücut bu toksinlere karşı koymak için kan ve kas hücreleri biriktirerek reaksiyon gösterir. Bir çıban asla sıkılmamalıdır, eğer sıkılırsa enfeksiyon çevre alanlara yayılır ve başka bir yaraya sebep olur. Eğer Staphylococci kan dokusuna girerse vücudun diğer kısımlarına da taşınır ve menenjit, kemik enfeksiyonu yada diğer istenmeyen durumlara sebep olur. Çıbanı olan bir personel yiyecekleri ellerse bu hastalık yapıcı Staphylococci’nin oluşmasına sebep olur. Bir sivilce yada çıbana dokunan personel dezenfeksiyon için eldiven kullanmalıdır. Derinin temizliği ve kıyafet giymek bu tip yaralardan korunmada önemlidir.
PARMAKLAR
Bakteriler kirli teçhizata değen eller tarafından toplanabilir, yiyecek, kıyafet ve vücudun diğer kısımlarına ulaşabilir. Bu durumda personelin bakterilerin başka bir yere ulaşmasını önlemek için elleri koruyacak teçhizat kullanmaları gerekmektedir. Plastik eldiven kullanmak parmaklardan ve ellerden yiyeceklere herhangi bir hastalık yapıcı bakteri bulaşmasını engeller.
TIRNAKLAR
Bakteri yaymanın en kolay yollarından biri de tırnakların arasındaki kirlerdir. Personel kesinlikle kirli tırnaklarla yiyecek maddelerini ellememelidir. Elleri su ve sabunla yıkamak geçici bakterileri ortadan kaldırır, el sabununda bakteri öldürücü dezenfektan kullanmak ise kalıcı bakterileri kontrol altına alır.
SAÇ
Mikroorganizmalar ( özellikle Staphylococcus aureus ) saç üzerinde bulunur. Yiyeceklere dokunmadan önce personel eldiven ve bone kullanmalıdır.
GÖZLER
Gözler normalde bakterilere açıktır fakat hafif bakteriyel enfeksiyonlar oluşabilir. Bakteriler kirpikler üzerinde ve göz ile burun arasındaki berelerde bulunabilirler. Gözleri ovuşturarak bakteriler rahatlıkla gıda maddelerine bulaşabilir.
AĞIZ
Birçok bakteri ağız ve dudaklarda bulunur hapşırdığımız müddetçe bazı bakteriler havaya geçer ve yiyecek üzerine yerleşebilir. Virüsler gibi farklı tipte hastalığa sebep olan bakteriler özellikle çalışan kişi hasta ise ağızda da bulunabilir. Bu nedenle çalışırken sigara içilmesi yasaktır. Biri hapşırdığında yiyecek ürünlerinde olduğu gibi bu mikroorganizmalar diğer insanlara da iletilebilirler.
Bir şeyin tadına bakıldığında yada sigara içildikten sonra tükürük bezeleri harekete geçer ve tükürük salgılar. Herhangi bir yiyecek kurumunda buna asla müsaade edilmez. Tükürük sadece kötü bir manzara değil aynı zamanda hastalığın iletilmesini ve ürünün kirlenmesini sağlar. Dişleri fırçalamak dişler üzerinde oluşabilecek bakterilerin sayısının azalmasını sağlar.
BURUN
Burun ağza oranla daha sınırlı mikro biyel nüfusa sahiptir. Bunun sebebi vücudun etkin bir filtre sistemi olmasıdır. 7 milimikron çapından daha büyük olan mikroorganizmalar nefesle çekilir ve yukarı kısımlarda tutulur. Bu burun yüzeyine yayılmış yapışkanlı mukus sayesinde olur. Yaklaşık olarak 3 milimikron yada daha büyük çaplı ve yüzeyin içine işleyen mikroorganizmalar olduğu gibi kalır. Kendiliğinden bronşlara yerleşen bu mikroorganizmalar vücudun savunma mekanizması sayesinde yok edilir. Virüsler burunun normal sıvısında bulunan bir madde sayesinde kontrol altına alınır. Ara sıra mikroorganizmalar mukoza zarına işlerler ve orada birikirler. Staphylococci, Streptococci ve difteri bu alanlarda sık sık görülür. Diğer mikroorganizmalar genelde bademciklerde bulunurlar. Genel soğuk algınlığı tüm enfeksiyon hastalıklarının en çok görülen çeşididir. Bakteriler özellikle soğuk algınlığı olan personel sayesinde burundan ellere, yiyeceklere ve hatta burunun hafifçe kaşınmasıyla bile iletilebilir. Soğuk algınlığına yakalanmış personel nefes alıp verirken koruyucu olarak maske kullanmalıdır. Aksi takdirde bakteriler yiyeceklere geçebilir. Personelin boğazları ile ilgili problemleri varsa bu kişiler ellerini sık sık yıkamalı ve dezenfekte etmelidir. Grip gibi rahatsızlıkların çoğu bulaşıcıdır. Bu sebeple enfeksiyon kapmış kişiler çalıştırılmamalıdır. Tüm öksürük ve hapşırmalar mikroorganizma içerirler. Ellerin mikroorganizmalardan korunması için mümkün olduğu kadar temiz tutulup eldiven kullanılması gerekmektedir.
BAĞIRSAK BÖLGELERİ
Bağırsaklara ait akıntı bakteri bulaştırmanın ilk kaynağıdır. Streptococcus feacalis ve Staphylococci ince bağırsağın üst kısmındadır, bununla beraber bazı türler ve organizmalar bağırsağın alt kısımlarında daha fazladır. Bazı tipler saçlar üzerinde birikir ve kıyafetlere yayılır. Personel tuvaletten sonra ellerini uygun şekilde yıkamazsa mikroorganizmalar elin değdirildiği ürünlere yayılır. Bu alanda bulunan bakteriler genelde yiyecek ürünlerinde bulunur. Bu tip bakterilerin bulaşmasının sebebi personelin hijyenden eğitimsiz olmasıdır. Bu sebeple çalışanlar tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamalı ve yiyecekleri ellemeden önce eldiven kullanmalıdırlar.
İnsan ve hayvan dışkısı bakterilerin en genel tipini barındırır ve çoğaldıklarında vücudu zehirleyebilirler. Bazıları ölüme sebebiyet verebilir. Salmonella , Shigella bağırsak hastalığına sebep olan en genel bakteri tipleridir.
Tüm bu sebeplerden dolayı ;
Gıda maddeleri ile doğrudan temas eden bütün personelin portör muayeneleri düzenli olarak yapılmalıdır.
Eller her zaman temiz olmalıdır.
Tırnaklar ojesiz ve kısa olmalıdır.
Makyaj ve parfüm kullanımından kaçınılmalıdır.
Eller her zaman dezenfektanlı sıvı sabun ile yıkanmalıdır.
Ellerde yara olmamalıdır.
Ellerde herhangi bir yaralanma durumunda su geçirmeyecek şekilde flasterlenmeli ve gıda ile temas olabilecek durumlarda eldiven takılmalıdır.
Gıda maddeleri ile bulaşabilecek hastalığı olan, enfeksiyonlu veya açık yaralar taşıyan, bağırsak hastalıkları bulunan hiç kimse gıda maddelerine doğrudan veya dolaylı patojenik ( hastalık yapıcı ) mikroorganizmalar bulaştırabilecekleri işlerde çalıştırılmamalıdır.
Saçlar temiz olmalıdır.
Erkek personel günlük olarak sakal tıraşı olmalıdır.
Nikah yüzükleri haricinde mücevherat takılmamalıdır.
Kıyafetler her zaman temiz olmalıdır.
Vücut temizliğine özen gösterilmelidir
Günlük kıyafetlerle asla çalışılmamalı , özel iş kıyafetleri giyilmelidir.
Günlük kişisel kıyafetler (sokakta giyilenler) ,çantalar ve ayakkabılar soyunma odalarında bırakılmalıdır.
Bu alanlarda sigara , çay,kahve vb. içilmemeli ,yemek yenmemelidir.
Hastalıklar, mide bozuklukları, bağırsak rahatsızlıkları ,cilt enfeksiyonları ve boğaz ağrıları amirlere bildirilmelidir.
Soyunma odaları düzenli ve temiz tutulmalıdır.
GIDA SATIŞ YERİNİN ÖZELLİKLERİ
ZEMİN ; Yüzeyler sağlam temizlenmesi kolay ve dezenfeksiyona uygun olmalıdır. Bu yüzeyler su geçirmez, emici olmayan, yıkanabilir ve toksik olmayan malzemeden yapılmış olmalıdır. Zeminlerde yeterli mazgal sistemi mevcut olmalıdır.
DUVARLAR; Yüzeyler sağlam temizlenmesi kolay ve dezenfeksiyona uygun malzemeden olmalıdır. Bu yüzeyler su geçirmez, emici olmayan, yıkanabilir ve toksik olmayan malzemeden yapılmış olmalıdır.
TAVANLAR VE BAŞ ÜSTÜ TESİSATLAR; Kir birikmesine, yüzeylerde oksidasyon ve küf oluşmasına imkan vermeyecek şekilde olmalıdır.
TEZGAHLAR VE EKİPMAN YÜZEYLERİ; Sağlam temizlenmesi kolay ve dezenfekte edilmeye uygun, paslanmaz malzemeden yapılmış olmalıdır.
Yer, yüzey ve ekipmanlar; temizlenip dezenfekte edilmesi için paslanmaya dayanıklı malzemeden yapılmış ve kolay temizlenebilir olmalıdır.
PERSONEL HİJYENİ
Gıda maddeleri üretiminde çalışan tüm personel yüksek derecede kişisel hijyen kuralları uygulamalı ; uygun, temiz ve koruyucu elbiseler giymelidir.
Gıda maddeleri ile doğrudan temas eden bütün personelin portör muayeneleri düzenli olarak yapılmalıdır. Gıda maddeleri ile bulaşabilecek hastalığı olduğundan kuşkulanılan, enfeksiyonlu veya açık yaralar taşıyan, bağırsak hastalıkları bulunan hiç kimse gıda maddelerine doğrudan veya dolaylı (sağlığa zararlı ) patojenik mikroorganizmalar bulaştırabilecekleri işlerde çalıştırılmamalıdır.
EĞİTİM
Gıda üretimi yapan firmalar, gıdalar, saklama ve işleme koşulları, servis, temel hijyen kuralları konusunda personeli düzenli ve periyodik olarak eğitmeli, üretimde personel eğitimi en önemli unsurlardandır. Örneğin; Su makinesine şişe takan personel kapak kısmından tutup ve emniyet bandını çıkarmadan taktığı şişe ile, o makineden su içen tüm personelin mikrop almasını sağlamış olur.
EVİNİZDE, OFİSİNİZDE HİJYEN ve SAĞLIKLI-TEMİZ HAVA SOLUMAK,
TEMİZ, BAKTERİLERDEN ARINDIRILMIŞ SAĞLIKLI SU İÇMEK İSTİYORSANIZ BİZİ ARAYIN.