OZON EŞİK SEVİYELERİ: PPM (milyon birimde ünite) ppb milyar birimde bir
Ozonun hava ve suda konsantrasyonu "ppm" (parts per milion-milyonda parça) olarak gösterilir.
Havada 1 ppm, yaklaşık olarak 2,1mgr/m3 ozona eşittir.
Güneşe, mevsime ve coğrafik konuma bağlı olmakla birlikte, yükseklik arttıkça, ozon konsantrasyonu da artar.
Havadaki ozon konsantrasyonu,
0,003 - 0,015 Kokuyu hissetme seviyesi.
0,003 - 0,005 ppm Temiz bir havada, deniz seviyesinde konsantrasyonuna rastlanır.
0,005 - 0,010 Orman havası.
0,010 ppm seviyelerinde, dezenfektan ve etkileri başlar. Kişinin hassasiyetine bağlı olmakla birlikte, bu seviyede
kokusu hissedilmeye başlar.
0,020 ppm havadaki bakterilerin %90 ını yok eder.
0,020 - 0,050 Yıldırımlardan sonra hava bulunur. Yıldırımlı bir fırtınadan hemen sonra 0,100 ppm seviyelerine ulaşabilir.
0,050 Sürekli soluma FDA emniyet seviyesi. (0,050 ppm konsantrasyona kadar sınırsız sürede kalınabilir.)
0,100 Süre kısıtlaması 8 saat/gün olarak FDA (0,1 ppm.) tarafından emniyet seviyesi olarak verilmiştir.
0,120 ppm, EPA tarafından şehir havası eşik seviyesi olarak belirlenmiştir .
1,000 – 2,0 İnsan tolerans seviyesi olarak bilinmektedir. (öksürük, boğaz kuruluğu, göz yaşarması Yani, bu sınırdan itibaren
bünye, geniz yanması, göz yaşarması gibi reaksiyonlarla, ozonlu ortamda kalmayı reddetmektedir. Astımlı bünyeler, daha fazla etkilenmektedir. Bu seviyede dahi, ozonun bünyeye kalıcı bir zarar verdiği söylenemez. Sadece lokal tahrişler oluşmuştur; birkaç saat içinde bünye kendini onaracaktır.
5,000-10 Nabız atışı, vücut ağrısı, uyuşma durumları gözlenebilir. Eğer maruziyet devam ederse istenmeyen şikayetler oluşabilir.
Kısaca ozon;
0,064 ppm iyi,
0,065 – 0,084 ppm orta,
0,085 – 0,104 ppm OZONa duyarlı ve alerjisi olan kişiler için sağlıksız,
0,105 – 0,124 ppm sağlıksız olarak nitelenir.
Ozonun etkileri, kullanım sahaları,
Ozon Nerelerde etkilidir ?
Atmosferdeki ozon tabakası ölümcül radyasyondan yeryüzünü korur.
Ozon ; bakteri, virüs, küfleri yok eder, sporları, mantarı, sigara dumanı, egsoz gazı gibi havadaki kötü kokuları, yağları ve sudaki kontaminantları elimine eder, demir, sülfür, mangan ve hidrojen sülfatı oksidize eder.
Su temizliğinde ozon suyu temizler, parlaklığını ve tazeliğini korur.
Ozonun Etkilileri ?
Ozon suda kimyasal yan ürün, tat ve koku bırakmaz. Ozonla temizlenmiş su klorda olduğu gibi gözleri yakmaz veya onları kırmızı yapmaz ya da tahriş etmez. Ozonlu su ile temasta aşırı klor etkisi ile olan saç veya elbisenin rengi bozulmaz. Ozon sudaki kontaminantlara ya da yan ürünlere eklenmez. Ozon su ve havayı sağlıksız mikroorganizmalardan arındırır. Ozon havada iklim yapısına bağlı olarak 8 dk – 30 dk. arasında üç atomlu üç oksijenden ayrışarak tekrar iki atomlu oksijen yada suya dönüştüğünden yan etkisi yoktur ve kalıntı oluşturmaz. Bu özelliği sayesinde diğer temizlik maddeleri gibi kanserojen DEĞİLdir. Bunun yanı sıra ozon; patlamaz ve yangın tehlikesi yoktur. Muhteşem temizlik için gereksinilen dozda ozon zararlı dumanlar, buharlar üretmez. Suyun pH dengesini etkilemez, böylece pH ayarlama işlemlerini minimize eder.
Ozon Nerelerde Kullanılır ?
* Ozon en etkili olarak Avrupa ve Amerika da su temizleme ve içme suyu temizleme kullanılmaktadır.
* Çoğu şişelenmiş su ve bunlara ait cihazlar, kuyu suları ozonla temizlenir.
Bunun dışında ozon ;
* Atık su ve toksik atıkları temizlemede,
* Ölü kontamine göllere ve havuzlara hayat vermede,
* Otel odalarında, gemilerde, arabalarda sigara veya yangından hasar görmüş yapıları temizleme ve kokuları gidermede,
* Bütün dünyada binlerce şahsi-ticari havuzlar ve kaplıcalarda,
* Et kombinelerinde oluşan bakteri deaktivasyonunda,
* Hayvan çiftliklerinde,
* Tekstil yıkama makinelerinda (Detarjan kullanımını azaltır)
* Ortamların hava yolu ile temizlenmesi, kokuların giderilmesi,
* Sağlık ve kozmetik sektöründe terapi ve steril amaçlı olarak ayrıca kan yıkamada OZON kullanılmaktadır.
Aktif oksijen olarak ta bilinen Ozon, yüksek aktivitesi sayesinde çeşitli organik, inorganik molekül ve atomlarla reaksiyona girerek onları oksitler. Bu reaksiyonlar sonucunda havadaki bakteri ve mikroplar etkisiz hale getirilerek sterilizasyon sağlanmış olur.
Reaksiyon başladıktan sonra ortam sıcaklık ve nemine bağlı olarak ½-1 saat içinde ozon molekülleri bilinen iki atomlu oksijene dönüşmeye başlar. Bu özelliği sayesinde ozon, diğer dezenfektan maddelerin aksine atık madde ve yan ürün oluşturma riski taşımaz.
Ozonla yapılan çalışmalar sonucunda ozonun güçlü bir oksidan olması sayesinde suda ve havada:
1- Mikrop kırıcı olarak,
2- Koku giderici olarak,
3- Ortamı kirleten pek çok organik molekülü elimine etmek için uygulamaları yapılmaktadır.
Ozonun Tarihçesi
167 yıldır tıbbın hizmetinde Ozonun ya da oksijenli suyun yararları ilk kez İsviçre'de 1840 yılında Alman kimyacı Christian Fredrick Schönbein tarafından keşfedildi ve ozon ismini verdi.
1856 yılında ameliyathane dezenfeksiyonunda kullanıldı.
1860'da Monaco'da su dezenfeksiyonunda kullanıldı. Bakteri ve virüsleri öldürmesinin yanı sıra sudaki koku ve kötü tadı da ortadan kaldırdığı keşfedildi ve içme suyunda dezenfektan olarak kullanıldı.
1900 yılında, ilk ozon jeneratörü patentini Nicola Tesla aldı.
1909 yılında Etlerin soğuk depolanması için yiyecek koruyucu olarak kullanıldı.
1915'de 1. Dünya Savaşı sırasında kangren ve yaraları Dr. Albert Wolf, ozonla tedavi etti.
1926'da Dr. Otto Warburg Berlin'de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirip, bu buluşu 1931 ve 1944 Nobel ödüllendirildi.
1939 Meyvelerin depolanmasında maya ve küfün yayılmasını önlediği bulundu.
1957'de Dr. J. Hansler kendi medikal ozon jeneratör patenti aldı.
1977'de Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini teknik olarak açıkladı.
1979'da Dr. George Freibott ilk AIDS hastasını ozonla tedaviye aldı.
1980'de Dr. Horst Kief, ozonla AIDS tedavisinde başarı kazandığını öne sürdü.
Ozon, 1992'den bu yana da Rusya'da yanık tedavilerinde kullanılıyor.
1998'den bu yana Türkiye'de Kızılay Altıntepe Araştırma Hastanesi'nde ve bazı muayenehanelerde kullanılmaya başlandı.
1999 Dave transmisyon elektron mikroskobu ile sulu ozonda Salmonella enteritidis’e müdahale ettiğinde hücre membranlarının bozulduğunu buldu.
2000 li yıllarda su fabrikaları ağırlıklı olmak üzere her fabrikada kullanım alanı buldu kendisine.
2005 den sonra günlük yaşantımızda her alanda kullanılmaya başlandı.
2008 yılına kadar tüm fabrikalar ve yaşanan tüm alanlarda ihtiyaç duyulacaktır.
Ozonun GRAS statüsünün tarihçesi:
1982'de FDA ozonun ambalajlı sudaki kullanımının GRAS statüsünde olduğunu açıkladı.
1995'te FDA ozonun ambalajlı sudaki kullanımını değişiklik yapmadan GRAS statüsünü yeniledi.
1997 IEP (Endüstri Uzmanları Panelinde),(Industry Expert Panel) ozonun GRAS statüsü açıklandı ve FDA'nın gereksinimlerini karşıladığı belirtildi. Düzenleyiciler daha sonrası için ozon kullanımının kontrolü yetkisini aldı.
1999 USDA (Birleşik Devletler Tarım Dairesi) etlerde ozon kullanımı üzerine hazırlanan protokolü 1982'de FDA'nın “ozonun sudaki kullanımı dışındaki tüm kullanımlar Food Additive Petition tarafından düzenlenmelidir” ifadesi sebebiyle reddetti.
2000 yılında FDA ve USDA ozonun hem suda hem havada kullanımına onay verdi.
2002 yılında USDA ozon final raporunda ozonun gıdada sıvı çözelti ve gaz halindeki kullanımına geniş yer verdi.
Plazma iyon ve Ozon konusunda yapılan bilimsel araştırmalar
* Pennsylvania State Üniversitesi'nde 1998 yılında yayınladıkları makalede ozonun çok iyi kanıtlanmış olan suda mikrop öldürme özelliğinin kütle bazında benzer oranlar kullanıldığında havada da geçerli olması gerektiği savını incelemişlerdir. Elde edilen sonuçlara göre;E. coli ve S. aureus ölüm eğrileri havadaki ozonun etkin bakteri sterilizasyonu için alt limitinin 0.1 ppm dolaylarında olduğunu göstermiştir. Bu da sudaki bakteri sterilizasyonunun etkinliğine yakın bir etkinliğe işaret etmektedir.
* ABD St. Louis kentinde ozonlu hava sirküle edilen ve edilmeyen iki okulda yapılan gözlemlerde yanda tabloda verilen sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak Ozon, bu belirtilen özellikleriyle hastahane, klinik, ev, işyeri, okul, sinema, vb yerlerdeki ortamın kalitesini artırarak yaşamımızı çok daha güvenli ve huzurlu bir şekilde sürdürmemize olanak sağlayacaktır.